
ABD’nin soya kompleksi ihracatı (soya fasulyesi, soya küspesi ve soya yağı), 2024/25 pazarlama yılında toplam 68,7 milyon metrik tona (MMT) ulaşarak 29,6 milyar dolar değer yarattı. Bu hacmin 51,2 MMT’sini 22,3 milyar dolar değerindeki soya fasulyesi, 16,3 MMT’sini (rekor seviye) 6 milyar dolar değerindeki soya küspesi ve 1,1 MMT’sini 1,2 milyar dolar değerindeki soya yağı oluşturdu. ABD soya kompleksinin en büyük beş pazarı ise Çin, Meksika, Avrupa Birliği (AB-27), Mısır ve Filipinler oldu.
ABD Tarım Bakanlığı Küresel Tarım Ticareti Sistemi (USDA GATS) verilerine göre, ABD 2024/25 pazarlama yılında toplam 68,7 MMT soya ürünü ihraç etti. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 12,8 artışa, son beş yıl ortalamasına göre ise yüzde 2,95’lik bir büyümeye işaret ediyor.
Artış, üç ana ürün grubunun tamamında kaydedilen ihracat genişlemesiyle desteklendi. Soya fasulyesi ihracatı yüzde 10,7 artarak 51,2 MMT’ye, soya küspesi ihracatı yüzde 13,9 artışla 16,3 MMT’ye çıkarak bu kategoride yeni bir rekora ulaştı. Soya yağı ihracatı ise yıllık bazda yüzde 304 artışla 1,1 MMT seviyesine yükseldi.
ABD Soya İhracat Konseyi (USSEC) CEO’su Jim Sutter, üretim ve tedarik kapasitesinin güçlü olduğunu vurgulayarak, ABD’nin hem iç pazarda hem de küresel ölçekte soya fasulyesi, soya küspesi ve soya yağı talebini karşılamak açısından iyi bir konumda bulunduğunu belirtti.
Sutter, ABD soya ihracatında bölgesel ticaret akışlarının değişmeye devam ettiğini ancak küresel talebin güçlü ve giderek daha çeşitlenmiş olduğunu ifade etti. Amerika kıtası, Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Güney Asya ile Güneydoğu Asya’daki büyümenin, yüksek kaliteli ve sürdürülebilir protein talebinin küresel ölçekte önemini pekiştirdiğini söyledi. Ayrıca, daha düşük soya fiyatlarının ABD’li üreticiler için olumsuz olsa da, uluslararası alıcılar açısından ABD soya ürünlerinin kalite ve avantajlarını deneyimlemek için bir fırsat sunduğunu kaydetti.
USDA GATS verilerine göre, son beş yılda ABD soya kompleksinde en hızlı büyüyen pazarlar Türkiye (yüzde 342), Vietnam (yüzde 89), Venezuela (yüzde 68), Kolombiya (yüzde 48) ve Bangladeş (yüzde 40) oldu.
Sutter, bazı pazarlardaki artışın hem pazar erişiminin iyileşmesi hem de hayvansal protein talebindeki yükselişten kaynaklandığını belirtti. Türkiye’ye yönelik ABD soya ihracatındaki güçlü artışın, pazar erişimi sorunlarının çözülmesi ve artan iç talep ile bağlantılı olduğunu ifade eden Sutter, 2019/20 ve 2020/21 pazarlama yıllarında Türkiye’nin genetiği değiştirilmiş soya ithalatına yönelik kısıtlamalarının ticaret akışını sınırladığını hatırlattı.
Venezuela’daki artışın ise kanatlı hayvan üretimi ve tüketimindeki hızlı büyümeden kaynaklandığı belirtildi. Genel olarak büyüyen pazarlarda kişi başına protein tüketiminin arttığını vurgulayan Sutter, kümes hayvanları, su ürünleri yetiştiriciliği ve diğer hayvancılık alanlarında üretim ölçeği büyürken, USSEC’in farklı pazarlarda beslenme uzmanlarıyla birlikte çalışarak ABD soya ürünlerinin besin değerini teknik olarak anlattığını söyledi.
Bangladeş de özellikle gelişen kanatlı ve akuakültür sektörleri sayesinde hızla büyüyen bir pazar olarak öne çıktı. Bu talep, ülkedeki kırma (crush) sanayisine yönelik yeni yatırımları desteklerken, 2025 yılında ilave kapasite devreye alındı.
Artan küresel talebin, ABD’de yükselen iç kırma kapasitesine bağlı olarak artan soya küspesi arzının da piyasada karşılık bulmasını sağladığını belirten Sutter, geçen yıl küresel pazarların bu ek arzı absorbe edip edemeyeceğine dair belirsizlikler olduğunu ancak üst üste ikinci kez rekor soya küspesi ihracatı gerçekleştirildiğini ifade etti.
Soya küspesinin büyük bölümü Filipinler, Meksika, Kolombiya ve Kanada pazarlarına gönderilirken, soya yağı ihracatında da özellikle dünyanın en büyük bitkisel yağ ithalatçısı olan Hindistan’ın öncülüğünde güçlü bir artış yaşandı. 2024/25 pazarlama yılında ABD soya yağının en büyük beş pazarı Hindistan, Meksika, Kolombiya, Venezuela ve Dominik Cumhuriyeti oldu.
Sutter, küresel ticarette belirsizliklerin devam ettiğini ancak bir gerçeğin net olduğunu vurgulayarak, küresel soya talebinin güçlendiğini söyledi. Yüksek kaliteli ve sürdürülebilir bir beslenme kaynağı olarak ABD soya ürünlerinin, küresel gıda ve beslenme güvenliğine katkı sağlayan önemli bir çözüm sunduğunu sözlerine ekledi.
